İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, İzmir’in 2027-2030 dönemi stratejik önceliklerini açıkladı. Kentin kuzeyinde Aliağa, güneyinde ise Torbalı’nın yeni bölgesel merkezler olarak planlanması gerektiğini belirten Özgener, Aliağa’da çalışanların yüzde 55’inin başka ilçelerden geldiğine dikkat çekerek ulaşım, konut, lojistik ve sosyal altyapı yatırımlarının önemini vurguladı.
Gözden kaçırmayın
TÜPRAŞ’TAN SMR HAMLESİ: ABD İLE DÜŞÜK KARBONLU ENERJİ İŞ BİRLİĞİİzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, İzmir’in gelecek dönemine yönelik stratejik önceliklerini değerlendirdi. İzmir’in yalnızca kent merkezi üzerinden ele alınmaması gerektiğini ifade eden Özgener, kuzey ve güney aksında yeni bölgesel merkezlerin oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
İzmir’in 4,5 milyon nüfuslu bir metropol olduğunu belirten Özgener, üretim alanları, lojistik altyapısı, turizm, çevre ve ulaşımın birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyledi. Bu kapsamda İzmir için dört temel stratejik alanın öne çıktığını belirten Özgener, bunları üretimin geleceği, liman ve lojistik altyapısı, katma değerli turizm ile yaşam kalitesi ve kent dayanıklılığı olarak sıraladı.
ALİAĞA’DA ÇALIŞANLARIN YÜZDE 55’İ BAŞKA İLÇELERDEN GELİYOR
İzmir’in kuzeyden güneye uzanan bir gelişim gösterdiğini ifade eden Özgener, kuzeyde Aliağa-Bergama, güneyde ise Torbalı-Tire hattında sanayi faaliyetlerinin giderek yoğunlaştığını kaydetti.
Bu bölgelerde yeni fabrikaların kurulmasına rağmen ortaya çıkan nüfus artışını karşılayacak sosyo-kültürel altyapının henüz yeterli olmadığını belirten Özgener, çalışanların önemli bölümünün farklı ilçelerden bölgeye geldiğini söyledi.
Özgener, Aliağa'da çalışanların yüzde 55'inin, Torbalı'da çalışanların ise yüzde 45'inin başka ilçelerden, özellikle kent merkezinden geldiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Bu bölgeler yeni kurulan fabrikalarla gelişmekle birlikte henüz bu fabrikaların beraberinde getirdiği nüfusu kendi bünyesinde barındırabilecek sosyo-kültürel altyapıya sahip değil. Bugün Aliağa’da çalışanların yüzde 55’i, Torbalı’da çalışanların ise yüzde 45’i farklı ilçelerden özellikle de kent merkezindeki ilçelerden geliyor. Kent içinde merkezden çevreye doğru her gün yaşanan bu hareketlilik kentsel altyapı üzerinde ciddi bir baskıya yol açtığı gibi zaman ve kaynak israfına da yol açıyor.”
KUZEYDE ALİAĞA, GÜNEYDE TORBALI MERKEZ OLARAK PLANLANACAK
İzmir’in kent merkezi odaklı gelişim anlayışından çıkarılması gerektiğini vurgulayan Özgener, kuzey ve güneyde güçlü alt bölge merkezlerinin oluşturulmasını önerdi.
Kuzey İzmir ve Güney İzmir'in rekabetçi üretim kümeleri haline gelmesinin kentin ekonomik gücünü artıracağını belirten Özgener, Aliağa ve Torbalı'nın kendi bölgelerinin merkezi olacak şekilde planlanmasının büyük ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Özgener, bu planlamanın yalnızca sanayi yatırımlarını değil, sanayi ile tarım arasındaki dengeyi de gözetmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Kuzeyde Aliağa’nın ve güneyde Torbalı’nın bulundukları bölgenin merkezi olacak şekilde planlanması büyük bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkıyor. Bu planlamanın sanayi ile tarım arasındaki dengeyi gözetmesi, önümüzdeki çeyrek yüzyıllık gelişme dinamikleri çerçevesinde doğabilecek ihtiyaçları projekte etmesi, bu projeksiyonlar doğrultusunda konut, ulaşım, lojistik, enerji, çevre ve sosyal altyapı düzleminde yapılması gerekenleri net bir şekilde ortaya koyması gerekiyor.”
DİKİLİ, KINIK VE BAYINDIR OSB'LERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Özgener, İzmir'in kuzeyindeki Bakırçay ve güneyindeki Küçük Menderes havzalarının Türkiye'nin önemli tarımsal üretim merkezleri arasında bulunduğunu hatırlattı.
Dikili, Kınık ve Bayındır'da yürütülen organize tarım bölgesi projelerinin bölgesel kalkınmaya katkı sağlayacağını belirten Özgener, üç OSB'nin tam kapasiteyle çalışmaya başlamasıyla bu bölgelerin İzmir ekonomisindeki öneminin daha da artacağını söyledi.
ALİAĞA LİMANLARI İÇİN ULAŞIM VE LOJİSTİK VURGUSU
İzmir'in liman ve lojistik altyapısına da değinen Özgener, Türkiye limanlarında elleçlenen her altı ton yükün yaklaşık bir tonunun Aliağa'dan geçtiğini ifade etti.
İzmir'in güçlü liman altyapısının demiryolu, karayolu, lojistik merkezler ve üretim alanlarıyla entegre çalışmasının önemine dikkat çeken Özgener, Aliağa limanları çevresinde yapılması gereken yatırımları da sıraladı.
Aliağa Limanlarıyla bağlantılı güzergâhlarda yol kalitesinin iyileştirilmesi, alternatif ulaşım yollarının oluşturulması, tır şoförlerinin ihtiyaçlarını karşılayacak tır parklarının yapılması ve demiryolu iltisak hatlarının geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
Çandarlı Limanı'nın da yüksek katma değerli sektörlere hizmet verecek şekilde hem liman hem de sanayi bölgesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Özgener, özellikle deniz üstü rüzgâr santralleri sektörüne yönelik potansiyele dikkat çekti.
İZMİR'İN ÜRETİM VE TURİZM POTANSİYELİ GELİŞTİRİLECEK
Özgener, İzmir'in Türkiye milli gelirinin yaklaşık yüzde 6'sını ürettiğini ve ekonomik büyüklük bakımından ülkenin üçüncü büyük merkezi konumunda bulunduğunu belirtti.
Sanayi ve tarımın yanı sıra yenilenebilir enerji yatırımlarının da İzmir'in rekabet gücünü artırabileceğini ifade eden Özgener, üretimde daha yüksek katma değer sağlayan ve daha az kaynak tüketen bir sanayi ekosisteminin oluşturulması gerektiğini söyledi.
Turizmin 12 aya yayılması, alternatif turizm alanlarının geliştirilmesi, Çeşme Turizm Projesi'nin hayata geçirilmesi ve yeni kültür-sanat yatırımları da Özgener'in gündemindeki başlıklar arasında yer aldı.
Ayrıca Atatürk Stadyumu'nun bulunduğu alanda yeni bir stadyum, Kongre ve Sergi Sarayı ile Spor Müzesi yapılmasını öneren Özgener, böyle bir proje hayata geçirilirse İZTO olarak Kongre ve Sergi Sarayı'nın yapımını üstlenebileceklerini açıkladı.
İzmir'in ulaşım altyapısına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özgener, İkinci Çevre Yolu ve Körfez Geçiş Projesi'nin tamamlanarak yapım aşamasına geçmesi gerektiğini belirtti. Halkapınar-Otogar Metrosu, Karabağlar Metrosu ve havalimanına alternatif ulaşım güzergâhlarının da önemli ihtiyaçlar arasında bulunduğunu ifade etti.
Özgener'in açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri de İzmir'in kuzey ve güney aksında dengeli büyümesi oldu. Önerilen planlamanın hayata geçirilmesi halinde Aliağa'nın yalnızca sanayi ve liman bölgesi değil, çevresindeki yerleşimlerin ihtiyaçlarını karşılayan güçlü bir bölgesel merkez olarak gelişmesi hedefleniyor.













Yorumlar
Yorum Yap