ALOSBİ’nin kendi e-bültenlerinde “Meslek Lisesi Atölye” olarak duyurduğu bina aylardır okul öğrencilerinin kullanımına açılmadı. Daha önce defalarca gündeme getirdiğimiz atölye krizinde değişen hiçbir şey olmadı. İddiaların muhatabı ALOSBİ Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Tezcan ve İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü ise kamuoyunun beklediği açıklamayı ve somut adımı hâlâ ortaya koymadı.
Gözden kaçırmayın
TÜPRAŞ’TAN SMR HAMLESİ: ABD İLE DÜŞÜK KARBONLU ENERJİ İŞ BİRLİĞİ
Aliağa’da TOBB ALOSBİ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin eğitim hakkı açısından büyük önem taşıyan atölye binasıyla ilgili tartışma devam ediyor.
Aktif Bülten olarak 16 Aralık 2025 tarihinden bu yana farklı tarihlerde yaptığımız haberlerde, söz konusu binanın okul öğrencilerinin uygulamalı eğitiminde kullanılması amacıyla planlandığını, ALOSBİ’nin geçmiş tarihli kendi kurumsal e-bültenlerinde bu yapıyı “Meslek Lisesi Atölye” olarak duyurduğunu ve buna rağmen binanın okulun kullanımına teslim edilmediğini kamuoyuna aktardık. Yaptığımız haberlerden sonra öğrenci velilerinin ve eğitim gönüllülerinin konuyu CİMER'e şikayet ettiği biliniyor.
Ancak CİMER 'e yapılan şikayetlerden sonra ve aradan geçen bunca zamana rağmen öğrenciler lehine somut bir gelişme yaşanmadı.
KENDİ E-BÜLTENLERİNDE “MESLEK LİSESİ ATÖLYESİ” DEDİLER
Tartışmanın en önemli noktalarından biri, ALOSBİ yönetiminin geçmişte yayımladığı kendi kurumsal içerikleridir.
ALOSBİ’nin Kasım 2023 tarihli e-bülteninde söz konusu proje “Meslek Lisesi Atölye Yapım İşi” başlığıyla duyuruldu. Aynı duyuruda yapının yaklaşık 5.700 metrekare inşaat alanına sahip olduğu, 10 sınıf ve 16 atölyeden oluştuğu, öğrencilerin kullanımına hizmet edeceği ifade edildi.
Temmuz 2024 tarihli ALOSBİ e-bülteninde ise yapım aşamasındaki bina yine “Meslek Lisesi Atölye” ifadesiyle kamuoyuna tanıtıldı.
Bugün ise aynı yapının “Mükemmeliyet Merkezi”, “Model Fabrika” ve teknoloji transferi odaklı farklı çalışmalar kapsamında kullanılması yönündeki gelişmeler kamuoyunda ciddi soru işaretleri oluşturuyor.
Bu nedenle kamuoyunun önünde cevap bekleyen temel soru son derece açık:
ALOSBİ’nin kendi resmi yayınlarında öğrencilere yönelik “Meslek Lisesi Atölyesi” olarak duyurulan bu binanın kullanım amacı ne zaman ve hangi hukuki dayanakla değiştirildi? Bu değişime İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü neden yasal bir işlem başlatmadı ve hala neden sessiz?
HALUK TEZCAN’IN ÖNÜNDE BİR SORU VAR
ALOSBİ Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Tezcan’ın önümüzdeki dönemde EBSO Meclis Başkanlığı adaylığıyla ilgili siyasi ve mesleki bir süreç içerisinde olduğu bir dönemde, kamuoyunun bu konudaki sorularının cevapsız kalması dikkat çekiyor.
Bugün sanayi, üretim, teknoloji, verimlilik ve nitelikli insan kaynağı üzerinden vizyon ortaya koyan bir yönetim anlayışından söz edilirken, sanayinin ihtiyaç duyduğu teknik personeli yetiştirmek amacıyla kurulmuş meslek lisesinin temel uygulamalı eğitim alanının neden öğrencilere teslim edilmediği sorusu daha da önem kazanıyor.
Haluk Tezcan’a açıkça soruyoruz:
Kendi kurumunuzun e-bültenlerinde “Meslek Lisesi Atölye” olarak duyurduğunuz 5.700 metrekarelik yapının öğrencilerin kullanımına açılmamasının gerekçesi nedir?
Tapusu ALOSBİ'e ait bir arazi, ALOSBİ yönetimi tarafından resmi yazıyla MEB'e tahsis edilmişken ve bu arazi üzerinde oluşan tüm binaların kullanım hakkı da dahil kanunlar nezdinde MEB ukdesinde olmasına rağmen amacı dışında kullanılması suç değil midir?
Bu binanın “Mükemmeliyet Merkezi” veya “Model Fabrika” olarak değerlendirilmesine ilişkin kararın hukuki ve idari dayanağı nedir?
Öğrenciler için duyurulan bir yapı, hangi kararla ve hangi yetkiyle farklı bir kullanım alanına dönüştürülmüştür?
Bu soruların cevabı kamuoyuna açık biçimde verilmelidir.
MESELE SADECE BİR BİNA DEĞİL, ÖĞRENCİNİN EĞİTİM HAKKI
Buradaki mesele yalnızca bir binanın kime ait olduğu tartışması değildir.
Mesleki ve teknik eğitimde atölye; öğrencinin teorik bilgiyi uygulamaya dönüştürdüğü, makine ve ekipmanla çalışmayı öğrendiği, mesleki beceri kazandığı temel eğitim alanıdır.
Bugün okul öğrencilerinin kendileri için planlandığı belirtilen modern ve geniş atölye binasından yararlanamaması, eğitim sürecinin doğrudan etkilenmesine neden oluyor.
Aktif Bülten’in daha önce yayımladığı haberlerde de aktarıldığı üzere, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sona ererken öğrencilerin mevcut okul binası içerisindeki normal sınıflardan dönüştürülen daha sınırlı alanlarda atölye ve laboratuvar ihtiyacını karşılamaya çalıştığı bilgisi kamuoyuna yansıdı. 2026-2027 eğitim-öğretim yılı başlarken de ALOSBİ yönetim kurulu başkanı Haluk Tezcan'ın atölye binasına okula teslim etmeye İzmir İl Milli Eğitim müdürü Ömer Yahşi'nin de sessizliğini koruyarak hukuksuzluk karşısında görevini yerine getirmemeye devam ettiğini görüyoruz.
Ortada hazır olduğu belirtilen binanın kullanım dışında bırakılması ile öğrencilerin mevcut alanlarda eğitim almaya devam etmesi arasındaki çelişki ise giderilebilmiş değil.

MEB TAHSİSLİ ARAZİ İDDİASI NEDEN İNCELENMİYOR?
Aktif Bülten’in daha önce yayımladığı haberlerde, okul, yurt ve atölye yapılarının bulunduğu yaklaşık 23 bin metrekarelik alanın Milli Eğitim Bakanlığı’na tahsisli olduğu ve yapıların eğitim amacıyla planlandığı yönündeki bilgi ve belgeler kamuoyunun gündemine taşındı.
Bu nedenle, Milli Eğitim’e tahsisli olduğu belirtilen bir arazi üzerinde, yine eğitim amacıyla yapıldığı ALOSBİ’nin kendi yayınlarında ilan edilen bir binanın okul dışında farklı bir amaçla kullanılması konusunda ilgili kurumların neden bugüne kadar kapsamlı bir inceleme ortaya koymadığı sorusu önem taşıyor.
Burada hukuki nitelendirmeyi nihai olarak ilgili idari ve yargısal makamlar yapacaktır.
Ancak ortada cevaplanması gereken son derece açık bir soru vardır:
Milli Eğitim’e tahsis edildiği belirtilen bir arazi üzerindeki ve geçmişte “Meslek Lisesi Atölyesi” olarak duyurulan yapının eğitim dışındaki bir kullanımına ilişkin izin, karar veya ek protokol var mıdır?
Varsa kamuoyuna açıklanmalıdır.
Yoksa, ilgili kurumların neden işlem yapmadığı açıklanmalıdır.

ÖMER YAHŞİ’YE DE SORUYORUZ: NEDEN SOMUT BİR ADIM YOK?
Sürecin diğer önemli muhatabı ise İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’dür.
Daha önce yaptığımız haberlerde, İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi’nin konuya ilişkin bilgi sahibi olduğu ve buna rağmen öğrencilerin kullanımına açılmayan atölye binası konusunda kamuoyuna açıklanmış somut bir çözüm ortaya konulmadığı yönündeki eleştirilerimizi dile getirdik.
Bugün gelinen noktada aynı soru hâlâ ortadadır:
Milli Eğitim Bakanlığı’na tahsisli olduğu belirtilen arazi ve öğrencilerin eğitim hakkı söz konusuysa, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü bugüne kadar hangi idari ve hukuki işlemleri gerçekleştirmiştir?
MEB tahsisli bir arazi üzerine yapılan atölye binasını milli eğitim amaçlı kullanım haricinde kullanılması suç değil midir? Suça kayıtsız kalmak hukuksuzluk değil midir?
Atölye binasının teslim edilmesi için resmi bir talep yapıldı mı?
Bir inceleme veya tespit gerçekleştirildi mi?
Taraflar arasında kullanım amacını değiştiren yeni bir protokol veya izin var mı?
Öğrencilerin uygulamalı eğitim ihtiyacının karşılanması için neden şimdiye kadar sonuç alınamadı?
Bu soruların tamamı kamuoyunun cevap beklediği sorulardır.
DAHA ÖNCE ORTAYA KOYDUĞUMUZ İDDİALARIN ARDINDAN YİNE SONUÇ YOK
Aktif Bülten olarak bu konuyu ilk kez bugün gündeme getirmiyoruz.
16 Aralık 2025’te başlayan yayınlarımızda;
“ALOSBİ Yönetimi Meslek Lisesi Atölyesini Teslim Etmiyor”
başlığıyla başlayan süreçte, daha sonra;
“ALOSBİ’de Mükemmeliyet Maskeli Eğitim Gaspı: Protokoller Çiğneniyor”
“ALOSBİ ile Milli Eğitim Arasında Protokol Var Teslim Yok: Model Fabrika Faciası”
“ALOSBİ’de Arazisi Milli Eğitim Tahsisli Atölye Binası Kimin?”
ve
“ALOSBİ’de Devlet Yok mu?”
başlıklı haberlerle aynı konuyu farklı yönleriyle kamuoyunun gündemine taşıdık.
“ALOSBİ’de Devlet Yok mu?" haberimizden sonra hiç bir Aliağa İzmir ve Ankara ölçeğinde devlet bürokrasisinden somut bir adım görünmedi ve sessizliklerini korudular.
Buna rağmen bugün itibarıyla öğrencilerin kullanımına açılması beklenen atölye binası konusunda kamuoyuna yansıyan, öğrenciler lehine sonuçlanmış somut bir çözüm bulunmuyor.
Yani haberler yapıldı.
İddialar kamuoyuna duyuruldu.
ALOSBİ’nin kendi geçmiş yayınlarındaki ifadeler ortaya konuldu.
Protokoller ve tahsis konusu gündeme getirildi.
Ancak öğrencilerin atölyeye kavuşması konusunda hâlâ sonuç yok.

ARTIK KAMUOYU CEVAP BEKLİYOR
Haluk Tezcan yönetimindeki ALOSBİ’nin, geçmişte öğrenciler için yapılacağını duyurduğu belirtilen binanın bugün hangi amaçla kullanıldığını ve bunun hangi hukuki/idari dayanağa dayandığını açıklaması gerekiyor.
İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün de öğrencilerin eğitim hakkının korunması konusunda bugüne kadar yaptığı işlemleri kamuoyuna açıklaması gerekiyor.
Çünkü burada yalnızca ALOSBİ yönetiminin bir proje tercihi tartışılmıyor.
Burada öğrencilerin uygulamalı eğitim hakkı, velilerin mağduriyeti, mesleki eğitimin niteliği ve Milli Eğitim’e tahsis edildiği belirtilen bir alanın kullanım amacı tartışılıyor.
HALUK TEZCAN’A SON KEZ SORUYORUZ:
ALOSBİ’nin kendi e-bültenlerinde “Meslek Lisesi Atölyesi” olarak ilan edilen bina neden hâlâ öğrencilerin kullanımına teslim edilmedi?
Bina “Mükemmeliyet Merkezi” veya “Model Fabrika” amacıyla kullanılıyorsa bunun hukuki dayanağı nedir? Yoksa bu hukuksuzluk mudur?
ALOSBİ yönetim kurulu başkanı olarak hukuki dayanağı olmayan kararlara imza atan bir kişiye EBSO meclis başkanlığı için EBSO üyelerinden nasıl oy istenilebilinir mi ?
Öğrenciler için duyurulan bu yapı neden öğrencilerin eğitimine açılmadı?
ÖMER YAHŞİ’YE SORUYORUZ:
Milli Eğitim’e tahsisli olduğu belirtilen arazideki bu yapının öğrencilerin kullanımına açılması için bugüne kadar hangi resmi işlemi yaptınız?
Atölyenin eğitim dışında kullanıldığı iddiası hakkında herhangi bir inceleme başlatıldı mı?
Öğrencilerin mağduriyetinin giderilmesi için somut çözüm ne zaman ortaya konulacak?
Aktif Bülten olarak bir kez daha altını çiziyoruz:
Bizim ortaya koyduğumuz soru, kişisel bir tartışma değil; öğrencilerin eğitim hakkı ve resmi olarak daha önce kamuoyuna duyurulan bir atölye binasının kullanım amacıyla ilgilidir.
Kamuoyunun hakkı olan bilgiyi sormaya devam edeceğiz.
ALOSBİ yönetiminin, Haluk Tezcan’ın ve İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün konuya ilişkin açıklama ve belgeleri varsa, bunları kamuoyuna açık ve eksiksiz şekilde sunmalarını bekliyoruz.
Hakaret, kesin suç isnadı veya peşin hüküm değil; belge, protokol ve kamu yararı üzerinden cevap bekliyoruz. Öğrenci velilerinin ve eğitim gönüllülerinin CİMER'e ilettikleri sorular ve suç duyuruları da cevap ve netice bekliyor.
Aktif Bülten olarak bu konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz.














Yorumlar
Yorum Yap