CHP Aliağa İlçe Başkanı Engin Gündüz, Aliağa Belediyesi’nde yaşandığını öne sürdüğü yönetim değişiklikleri üzerinden Belediye Başkanı Serkan Acar’a yönelik eleştirilerde bulundu. Gündüz, üst düzey yöneticilerin istifalarının istenmesi iddiasının kamu yönetimi, liyakat ve hukuki sorumluluk açısından açıklığa kavuşturulması gerektiğini savundu.
Gözden kaçırmayın
YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı Ön Seçimi Aliağa'da
Aliağa Belediyesi’nde son günlerde yaşanan gelişmeler ve ardından Belediye Başkanı Sayın Serkan Acar’ın yaptığı açıklamalar, Aliağa’nın nasıl bir keyfilik ve ciddiyetsizlikle karşı karşıya olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.
İddialara göre Sayın Belediye Başkanı; belediyedeki tüm başkan yardımcıları ve birim müdürlerinin istifasını alarak, idari yönetimi tam bir belirsizliğe sürüklemiş; ardından da hiçbir şey olmamış gibi, 15 günlük yurtdışı seyahatine denk getirmiştir. Aliağa halkı ve belediye bürokrasisi, ceplerinde istifa dilekçeleriyle baş başa bırakılmış, kurum tam anlamıyla bir "bekleme odasına" dönüştürülmüştür.
Şimdi Aliağa halkının sorması gereken çok basit ama çok önemli sorular vardır:
- Bir belediye başkanı, birlikte çalıştığı üst düzey yöneticilerden topluca istifa dilekçesi isteme ihtiyacını neden duyar?
- Eğer bu yöneticilerin görevlerini başarıyla yerine getirmediği düşünülüyorsa, neden mevzuatın kendisine tanıdığı yetkiler çerçevesinde gerekli idari işlemler yapılmamaktadır?
- Eğer ortada bir başarısızlık yoksa, neden bu insanlardan istifa etmeleri istenmektedir?
- Ve daha da önemlisi: İstifa gerçekten çalışanın özgür iradesi midir, yoksa makamın talebiyle ortaya çıkan bir sonuç mudur?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi memurlar açısından istifa, kişinin kendi iradesiyle gerçekleştirdiği bir işlemdir. Kamu yönetiminde görev değişikliği ile memuriyet görevinden çekilme aynı şey değildir. Bu nedenle kamu görevlilerinin istifasının istenmesi meselesi yalnızca bir personel tasarrufu olarak değil; hukuk, liyakat, kamu görevi güvencesi ve yönetim etiği açısından da değerlendirilmelidir.
Peki, Sayın Acar bu yönetim krizini kamuoyuna nasıl ambalajlamaktadır?
"İzmir standartlarından istifa etmek, dünya standartlarında belediyecilik anlayışına yelken açmaktır."
Buradan Sayın Belediye Başkanı’na açıkça soruyoruz:
- Dünya standartlarında belediyecilik anlayışı, yöneticilerden topluca istifa dilekçesi istemek midir?
- Dünya standartlarında kamu yönetimi, sorun gördüğü yöneticilerin sorumluluğunu açıkça ortaya koymak yerine istifalarını isteme yöntemini tercih etmek midir?
- Tüm idari kadronun istifasını cebine koyup, kurumu bekleme odasına çevirerek yurtdışı seyahatine gitmek "dünya standardı" mıdır, yoksa Aliağa halkının aklıyla alay etmek midir?
- Dünya standartlarında belediyecilik, liyakat ve kurumsallık yerine kişisel tercihlere dayalı bir yönetim anlayışı mıdır?
Eğer Sayın Başkan mevcut kadroyu yetersiz buluyorsa, bunun gerekçelerini kamuoyuna açıklamalıdır. Eğer yöneticilerin performansından memnun değilse, bunun sorumluluğunu üstlenmeli ve mevzuatın kendisine verdiği yetkiler çerçevesinde gereken idari işlemleri yapmalıdır.
Çünkü istifa başka, görevden alma başka bir şeydir. Bir kamu görevlisinin kendi iradesiyle görevinden ayrılması ile yöneticinin görevden alınması arasındaki hukuki ve etik farkın üzeri "dünya vizyonu" söylemiyle örtülemez.
Üstelik belediyenin üst yönetimindeki bu belirsizliğin yaşandığı bir dönemde Sayın Belediye Başkanı’nın 15 günlük yurt dışı yurtdışı seyahatine çıkması, zamanlama açısından da kamuoyunun takdirine bırakılmayacak kadar önemli bir meseledir. Elbette herkesin dinlenmeye ve izin kullanmaya hakkı vardır. Ancak mesele, bir belediye başkanının izin yapması değil; bürokrasiyi kaosa sokup yurt dışına giderek yaratılan sorumsuzluk tablosudur. Mesele, belediyenin üst yönetiminde böylesine kapsamlı bir değişim süreci başlatıldıktan hemen sonra bu sürecin ciddiyetsizce yönetilmesidir.
Aliağa Belediyesi bir kişinin şahsi şirketi değildir. Aliağa Belediyesi, Aliağa halkının vergileriyle hizmet üreten bir kamu kurumudur. Bu kurumda görev yapan memurların, müdürlerin ve yöneticilerin görevleri kişisel iradelere göre şekillenen makamlar değil; hukukun, liyakatin ve kamu hizmetinin esas olduğu görevlerdir.















Yorumlar
Yorum Yap