Çinli Qitaihe şirketine yapılan devir işleminin ardından hakları gasp edilen binlerce maden emekçisi, yönetime tanıdıkları sürenin dolmasıyla birlikte madenin kontrolünü kendi ellerine alacaklarını açıkladı.
Gözden kaçırmayın
BERGAMA KAYMAKAMI AVNİ ORAL VEDA ZİYARETLERİNE BAŞLADIBölgenin en önemli istihdam kaynaklarından biri olan Polyak Madencilik bünyesinde patlak veren ve tam on gündür devam eden direniş, bugün itibarıyla yepyeni ve çok daha sert bir boyuta taşındı. Çin merkezli Qitaihe şirketine gerçekleştirilen tartışmalı hisse devri sonrasında mağdur edilen madenciler, sürecin başından bu yana seslerini duyurmaya çalışıyordu. İşçilerin yetkili sendikası olan Bağımsız Maden-İş öncülüğünde alınan karar doğrultusunda, şirket yönetimine bugün, yani 2 Mart Pazartesi gününe kadar kesin bir mühlet verilmişti.
İşçiler ve sendika yetkilileri tarafından yapılan ortak açıklamada, şirketin hisseleri devredip bölgeyi tamamen terk etmemesi durumunda radikal bir adım atılacağı duyurulmuştu. Bu açıklamaya göre madenciler, fiili olarak madene el koyacak ve kendi içlerinde oluşturacakları demokratik bir yönetim komitesiyle işletmeyi bizzat kendileri çalıştırmaya başlayacaklar.
Şirketten servis engeli iddiası
İşçilerin yönetime verdiği mühletin dolmasına artık sadece saatler kala, işveren cephesinden eylemi kırmaya yönelik hamleler olduğu öne sürüldü. Maden yönetimi, işçilerin bölgeye ulaşımını sağlayan personel servislerinin faaliyetlerini tamamen durdurdu.
Sendikanın acil çağrısı üzerine hareket geçen madenciler, kendi şahsi imkanları, araçları ve hatta yaya olarak maden sahasına doğru akın etmeye başladı. Servis şoförlerinin yönetim ve kolluk kuvvetleri tarafından tehdit edildiğini belirten sendika yetkilileri, bu baskıların yersiz olduğunu ve hak arayışından asla vazgeçmeyeceklerini bir kez daha vurguladı. Kapıların giriş çıkışlara kapatılması üzerine ise madenciler, kendilerini maden sahasına kilitleyerek eylemlerini bir üst aşamaya taşıdı. Çoğunluğunun oruçlu olduğu öğrenilen işçiler, yöre halkı başta olmak üzere tüm kamuoyunu kendileriyle dayanışmaya çağırdı.
Direnişin dijital alanı
Direnişin dijital cephesinde de oldukça hareketli saatler yaşanıyor. Süreci anbean kamuoyu ile paylaşan sendika, sosyal medya hesapları üzerinden peş peşe çarpıcı açıklamalar yayınlayarak hem yönetime hem de mülki idare amirlerine net mesajlar gönderdi. Gece saatlerinde yapılan paylaşımlarda, "Kalleşçe yollara başvurmayın, saygınca harbice dövüşün" ifadeleriyle yönetimin servis iptali kararına sert bir tepki gösterildi.
Güvenlik güçleri ve TOMA maden önünde
Sahadan gelen son dakika bilgileri, maden önündeki tablonun giderek daha da ciddileştiğini ortaya koyuyor. Sabah saat 09.13 sularında, eylem alanına kolluk kuvvetleri ekipleriyle birlikte TOMA araçlarının sevk edildiği bildirildi. Bölgede şu an çok sayıda kolluk kuvveti konuşlandırılmış durumda ve maden girişinde adeta duvar örülmüş vaziyette. İşçilerin "Üreten biziz, yönetmeyi de biliyoruz" sloganlarıyla bekleyişi sürerken, güvenlik güçlerinin olası bir müdahalesine karşı da hazırlıklı oldukları gözlemleniyor.
Ne olmuştu?
Bugün gelinen bu patlama noktasının ardında yatan süreç ise oldukça sancılı. Krizin fitili, tesisin el değiştirmesiyle ateşlendi. Bu devir işlemlerinin hemen ardından, şirket "küçülme" stratejisini gerekçe göstererek tam 1700 madenciyi kapının önüne koydu. İşten çıkarılan bu devasa kalabalığın alacakları gasp edilirken, içeride çalışmaya devam eden işçiler de benzer bir girdabın içine çekildi.
Halen aktif olarak çalışan işçiler; aylardır biriken maaşlarını, banka promosyon haklarını ve en önemlisi Toplu İş Sözleşmesi'nden (TİS) doğan geriye dönük yüklü alacaklarını tahsil edemiyor. Kıdem ve ihbar tazminatlarının geleceği tamamen belirsizliğe terk edilmiş durumda. Ekonomik mağduriyetin yanı sıra, yetersiz yönetim anlayışı nedeniyle maden içerisindeki çalışma ortamının İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) standartları açısından son derece riskli ve hayati tehlike barındıran bir hale geldiği de sahadan gelen en kritik uyarılar arasında yer alıyor. İşçiler, tüm muhatapları derhal sorumluluk almaya ve çalışma koşullarını yasal standartlara çekmeye davet ediyor.







Yorumlar
Yorum Yap