İzmir’in Bergama ilçesi Sarıcalar Mahallesi’nde Soma Çimento tarafından kurulması planlanan güneş enerjisi santraline ilişkin yeni ÇED raporu yayımlandı. Yaklaşık 563 dönümlük alanı kapsayan ve 980 milyon TL yatırım bedeli bulunan projede 86 bin 16 güneş paneli kurulması öngörülüyor. Raporda arazi hazırlığı, bitki örtüsü ve su kaynaklarına ilişkin değerlendirmeler yer alırken, projenin çevresel etkileri de gündeme geldi.
Gözden kaçırmayın
Başkan Serkan Acar’dan ALTO’ya İade-i ZiyaretBergama’da belediyeye ait yaklaşık 563 dönümlük arazide kurulması planlanan güneş enerjisi santraliyle ilgili Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu, projenin arazi kullanımı ve çevresel özelliklerine ilişkin ayrıntıları ortaya koydu. Soma Çimento Madencilik Beton Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından hazırlatılan ve 16 Ekim 2026 tarihini taşıyan raporda, yatırımın teknik özellikleri ile proje sahasının mevcut durumu değerlendirildi.
Yaklaşık 980 milyon TL yatırım bedeli bulunan projenin, şirketin elektrik ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılaması hedefleniyor. Yatırımın ekonomik katkısının yanı sıra tarımsal nitelikli arazinin kullanımı ve çevresel etkileri de değerlendirme sürecinin önemli başlıkları arasında bulunuyor.
86 BİN 16 GÜNEŞ PANELİ KURULMASI PLANLANIYOR
Projeye göre Sarıcalar Mahallesi’ndeki 109 ada 87 ve 170 numaralı parsellerde, toplam 563 bin 490 metrekarelik alan üzerinde güneş enerjisi santrali kurulması öngörülüyor.
Santralde 86 bin 16 güneş panelinin yanı sıra 10 inverter ve 10 transformatör bulunması planlanıyor. Yıllık yaklaşık 90 milyon kilovatsaat elektrik üretmesi hedeflenen tesisin, Soma Çimento Fabrikası’nın enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşılaması amaçlanıyor.
Projenin hayata geçirilmesiyle birlikte söz konusu arazinin kullanım biçiminde değişiklik yaşanması bekleniyor.
ARAZİ HAZIRLIĞINDA 15 BİN TON BİTKİSEL TOPRAK HESABI
ÇED raporunda arazi hazırlığı kapsamında yapılacak toprak işlemlerine de yer verildi. Rapordaki hesaplamaya göre, 450 bin metrekarelik alanda 5 santimetre kalınlığındaki bitkisel toprak tabakasının sıyrılması planlanıyor.
Bu işlem sonucunda 22 bin 500 metreküp bitkisel toprak oluşacağı ve raporda bu miktarın yaklaşık 15 bin ton olarak hesaplandığı belirtiliyor. Sıyrılan toprağın proje sahası içerisinde oluşturulacak depolama alanında muhafaza edilmesi ve daha sonra saha düzenleme çalışmalarında kullanılması öngörülüyor.
Toprağın depolanma koşulları, korunması ve yeniden kullanımı, arazi hazırlığı sürecinde önem taşıyan konular arasında yer alıyor. Rapordaki miktar hesabının ve uygulamada izlenecek yöntemin, projenin çevresel değerlendirmesi açısından dikkate alınması gerekiyor.
ARAZİNİN TARIMSAL NİTELİĞİ DEĞERLENDİRİLİYOR
ÇED raporunda, proje alanındaki taşınmazların tapu kayıtlarında “Palamutlu Tarla” vasfıyla yer aldığı ve kuru marjinal tarım arazisi niteliği taşıdığı belirtiliyor.
Söz konusu alanın güneş enerjisi üretiminde kullanılabilmesi için gerekli tarım dışı kullanım ve planlama süreçlerinin tamamlanması gerekiyor. Projenin ilerlemesiyle birlikte arazinin mevcut kullanımından enerji üretimine yönelik kullanıma geçilmesi gündeme gelecek.
Bu süreçte ilgili izinlerin durumu ve arazi kullanımına ilişkin kararlar, yatırımın uygulama aşamaları bakımından önem taşıyor.
BİTKİ ÖRTÜSÜNE İLİŞKİN TESPİTLER RAPORDA YER ALDI
Raporda, 21 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen arazi incelemelerinde proje sahasının bazı bölümlerinde meşe ve kızılçam türlerine, diğer kesimlerinde ise ardıç, alıç ve çalı topluluklarına rastlandığı kaydedildi.
Bu tespitler, proje alanında farklı bitki örtüsü unsurlarının bulunduğunu gösteriyor. Bununla birlikte raporda sahanın tamamının orman alanı olduğu yönünde bir değerlendirme yer almıyor.
Arazi hazırlığı sırasında bitki örtüsünün hangi ölçüde etkileneceği, mevcut doğal alanların korunmasına yönelik uygulamalar ve saha düzenleme çalışmaları, projenin çevresel boyutunda öne çıkan başlıklar arasında bulunuyor.
SU KAYNAKLARI VE DRENAJ KONUSU
ÇED raporunda, proje alanının kuzeyinde bulunan Sarıcalar Barajı ile çevredeki yeraltı suyu kullanımı da ele alındı.
Rapora göre yaklaşık 2,88 kilometrekarelik hidrojeolojik etki alanında tarımsal sulama amacıyla kullanılan bir kuyu ve mevcut bir güneş enerjisi tesisi bulunuyor. Proje sahasının bir bölümünün yeni yeraltı suyu tahsislerine kapalı bölgede yer aldığı bilgisi de raporda yer alıyor.
Şirketin değerlendirmesinde, santral kapsamında yeni bir yeraltı suyu kuyusu açılmayacağı ve panel temizliğinde saf su kullanılacağı belirtiliyor. Raporda, mevcut su kaynakları üzerinde belirgin bir olumsuz etki beklenmediği ifade ediliyor.
Yağmur sularının doğal akışının korunması, drenaj hatlarının işlevinin sürdürülmesi ve çevredeki tarımsal sulama faaliyetlerinin etkilenmemesi ise uygulama sürecinde önem taşıyan konular arasında yer alıyor.
PROJE ALANININ YAKININDA MEVCUT GES BULUNUYOR
ÇED raporunda, planlanan santralin yaklaşık 160 metre yakınında mevcut bir güneş enerjisi tesisinin bulunduğu da belirtiliyor.
Bölgede enerji yatırımlarının artmasıyla birlikte arazi kullanımı, bitki örtüsü, su hareketleri ve doğal yaşam üzerindeki etkilerin değerlendirilmesi önem kazanıyor. Bu kapsamda proje özelindeki incelemelerin yanı sıra çevredeki mevcut tesislerin de dikkate alınması, bölgenin genel çevresel durumunun anlaşılmasına katkı sağlayabilir.
HALKIN KATILIMI TOPLANTISI 3 EYLÜL’DE YAPILDI
Proje kapsamında halkın katılımı toplantısı, 3 Eylül 2026 tarihinde Sarıcalar Mahallesi Köy Kahvesi’nde ve çevresinde gerçekleştirildi.
ÇED raporunda, toplantıya katılan vatandaşların ve kurum temsilcilerinin projeye ilişkin görüş ve endişelerini dile getirdiği belirtiliyor. Şirket tarafından hazırlanan raporda, toplantıda yöneltilen soruların değerlendirildiği ifade ediliyor.
Yöre halkının görüşlerinin değerlendirilmesi ve gündeme getirilen konulara ilişkin alınacak önlemlerin açıklığa kavuşturulması, projenin sonraki aşamalarında önem taşıyacak.
GÖZLER ÇED VE İZİN SÜREÇLERİNDE
Bergama Belediyesi’ne ait yaklaşık 563 dönümlük arazinin Soma Çimento’ya tahsis edilmesiyle gündeme gelen proje, ekonomik boyutunun yanı sıra arazi kullanımı ve çevresel etkileri bakımından da değerlendiriliyor.
16 Ekim 2026 tarihli ÇED raporu; toprak işlemleri, mevcut bitki örtüsü, su kaynakları ve çevredeki enerji tesislerine ilişkin çeşitli bilgileri içeriyor. Projenin uygulanması sırasında bu başlıklarda öngörülen önlemlerin nasıl hayata geçirileceği ve ilgili izin süreçlerinin nasıl ilerleyeceği takip edilecek.
Güneş enerjisi yatırımları elektrik üretiminde yenilenebilir kaynakların kullanımını desteklerken, geniş arazilerde gerçekleştirilen projelerde arazi niteliğinin korunması ve çevresel etkilerin değerlendirilmesi de önem taşıyor. Bergama’daki yatırımın sonraki aşamaları, bu başlıkların nasıl ele alınacağını ortaya koyacak.










Yorumlar
Yorum Yap