Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluşunun 103. yılı ve İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümünde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda Cumhuriyet, bağımsızlık, demokrasi, adalet ve millet egemenliği vurgusu yapıldı.

Gözden kaçırmayın

ALİAĞA HABAŞ'TA  İŞ MAKİNESİ LASTİĞİ PATLADI: 1 ÖLÜ, 1 YARALIALİAĞA HABAŞ'TA İŞ MAKİNESİ LASTİĞİ PATLADI: 1 ÖLÜ, 1 YARALI

Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluşunun 103. yılı ve İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirilen programda, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda Cumhuriyet, bağımsızlık ve millet egemenliği vurgusu yapıldı. Törende CHP’nin tarihsel misyonuna dikkat çekilirken, demokrasi, adalet, liyakat ve kamu yararı temelinde siyaset anlayışının önemine vurgu yapıldı.

Bugün, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 103. Kuruluş yıldönümünde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda; yalnızca bir siyasi partinin kuruluşunu değil, millet egemenliğine, bağımsızlığa ve Cumhuriyet değerlerine adanmış 103 yıllık bir mücadeleyi hem de güzel İzmir'imizin düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümünü gururla anmak için buradayız.

9 Eylül, bizim için yalnızca bir kuruluş tarihi değildir.

9 Eylül; İzmir'in dağlarında açan çiçeklerin, işgale karşı bağımsızlığın, saltanata karşı millet egemenliğinin, teslimiyete karşı özgüvenin ve umutsuzluğa karşı örgütlü mücadelenin ebedi tarihidir."

Cumhuriyet Halk Partisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, bağımsızlığı ve millet iradesini esas alan bir anlayışla kurulmuştur.

Bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi’nin 103 yıllık tarihi, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ve demokrasi mücadelesinin tarihidir.

Bugün burada, Atatürk’ün bizlere bıraktığı en büyük mirasın yalnızca bir parti adı olmadığını bir kez daha ifade ediyoruz.

Bizlere bırakılan miras; akıl ve bilimin rehberliğinde çağdaş bir Türkiye, hukuk devleti, demokrasi, adalet, eşit yurttaşlık ve millet egemenliğidir.

Bu emanete sahip çıkmak, Cumhuriyet Halk Partisi’nin her kademesinde görev yapan herkesin tarihsel sorumluluğudur.

Biz biliyoruzki bir siyasi partiyi ayakta tutan yalnızca örgütleri, kadroları veya seçim başarıları değildir.

Bir siyasi partiyi güçlü kılan, sahip olduğu değerlerdir.

Cumhuriyet Halk Partisi için bu değerlerin başında ahlak, adalet, erdem, liyakat ve kamu yararı gelir.

Bu nedenle siyaseti kişisel çıkarların, makam hesaplarının ve dar grup menfaatlerinin alanı olmaktan çıkarmak; siyaseti yeniden halkın umudu, devlet yönetimini ise yeniden adalet ve liyakat üzerine kurmak zorundayız.

Temiz siyaset, temiz toplum ve temiz bir devlet düzeni için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

Bugün Türkiye’nin en büyük ihtiyacı; ayrışmayı değil dayanışmayı, kutuplaşmayı değil ortak aklı, kişisel çıkarı değil kamu yararını esas alan bir siyaset anlayışıdır.

Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’nin bütün yurttaşlarını eşit gören; hiç kimseyi kökeni, inancı, yaşam biçimi, düşüncesi veya siyasi tercihi nedeniyle ötekileştirmeyen bir anlayışın temsilcisidir.

Bizim mücadelemiz, millet egemenliğini yeniden ve eksiksiz biçimde hâkim kılma mücadelesidir.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin temel değerlerinin korunması ve millet egemenliğinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. 9 Eylül’ün İzmir’in kurtuluşunun yanı sıra bağımsızlık, Cumhuriyet ve demokrasi mücadelesinin simgelerinden biri olduğu ifade edilirken, temiz siyaset, adalet ve eşit yurttaşlık hedefiyle mücadelenin sürdürüleceği mesajı verildi.