CHP’de yaşanan toplu istifaların ardından Aliağa İlçe Başkanlığı görevine atanan Engin Gündüz, partiden ayrılarak Yeni Parti’ye geçen belediye meclis üyelerine seslendi: "Koltuklar kişisel mülk değil, milletin emanetidir."

Gözden kaçırmayın

CHP Aliağa İlçe Başkan Yardımcısı Hakan Mayda, AK Parti’ye KatıldıCHP Aliağa İlçe Başkan Yardımcısı Hakan Mayda, AK Parti’ye Katıldı

Aliağa siyasetinde bir süredir devam eden istifa hareketliliği yeni bir boyut kazandı. Daha önce CHP'li meclis üyeleri Erdoğan Çoban ve Yunus Akın'ın partilerinden istifa ederek görevlerine bağımsız olarak devam etmelerinin ardından, 27 Temmuz 2026 tarihinde CHP Aliağa İlçe Başkanı Barış Eroğlu ve ilçe yönetim kurulu üyelerinin tamamı görevlerinden istifa etmiş, istifa eden yönetim kurulu üyelerinin de büyük çoğunluğu Özgür Özel liderliğinde kurulan Yeni Parti'ye katılmıştı.

​Son olarak CHP'li belediye meclis üyeleri İbrahim Doğangül, Doğanşah Aydın, Murat Arcak, Ali Özener, Mustafa Topçu, Barış Bıdık, Gizem Çetinkaya Ülker, Müyesser Eylül Işık, Nadire Ural, Neriman Arı, Verda Arpacı ve Yaren Öztürk Parlak'ın da CHP'den istifa ederek Yeni Parti saflarına geçmesi üzerine, hafta içinde CHP Aliağa İlçe Başkanlığı görevine atanan Engin Gündüz sert bir yazılı açıklama yaptı.

​Engin Gündüz imzasıyla paylaşılan açıklamada, yaşanan gelişmelerin sadece parti içi bir tercih olarak görülemeyeceği, seçmen iradesi, siyasal etik ve demokratik temsil bakımından kabul edilemez bir durum ortaya çıkardığı ifade edilerek şu ifadelere yer verildi:

​"Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında, CHP'nin kurumsal kimliği, örgütümüzün emeği ve Aliağa halkının oylarıyla Aliağa Belediye Meclisi'ne seçilen bazı meclis üyelerinin partimizden istifa ederek başka bir siyasi oluşuma yönelme kararı aldıkları kamuoyuna yansımıştır. Bu gelişme yalnızca parti içi bir tercih değildir. Aynı zamanda seçmen iradesi, siyasal etik ve demokratik temsil bakımından tartışılması gereken önemli bir meseledir. Bizim açımızdan konu son derece nettir. Bir siyasi parti sayesinde seçilmiş, o partinin logosuyla, örgütünün emeğiyle ve seçmeninin güveniyle meclis üyeliği kazanmış bir kişinin, o partiden ayrıldıktan sonra belediye meclis üyeliğini sürdürmesi siyasi etik bakımından kabul edilemez. Sandıktan çıkan irade kişisel mülk değil, milletten alınmış bir emanettir. 31 Mart yerel seçimlerinde Aliağalı hemşehrilerimiz bireylere değil; Cumhuriyet Halk Partisi'nin ilkelerine, programına ve kurumsal kimliğine oy vermiştir. Bugün CHP'den istifa ederek aynı meclis üyeliğini başka bir siyasi anlayış adına sürdürmeye çalışmak, seçmenin sandıkta ortaya koyduğu iradenin anlamını değiştirmeye yönelik bir tutumdur. Rozet değişebilir. Ancak seçmenin emaneti değiştirilemez. Bir siyasi partinin oylarıyla kazanılan temsil yetkisini, seçmenin oy vermediği başka bir siyasi yapıya taşımaya çalışmak, demokratik temsil anlayışıyla bağdaşmamaktadır. Dün savunduklarını bugün inkâr edenler; siyasette fikir ayrılıkları yaşanabilir. Ancak siyasi tutarlılık da en az fikir kadar önemlidir. Geçmişte partilerinden istifa edip meclis üyeliğini sürdürenleri ağır ifadelerle eleştirenlerin, bugün aynı yöntemi benimsemeleri kamuoyunun takdirine bırakılması gereken açık bir çelişkidir. Siyasette ilkeler kişilere göre değişmemelidir. Dün yanlış denilen bir davranış bugün doğru hale gelmez. Belediye komisyonları konusunda hukuk açıktır. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 24'üncü maddesi ile Belediye Meclisi Çalışma Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri uyarınca ihtisas komisyonları, belediye meclisindeki siyasi parti gruplarının üye sayılarının meclis üye tam sayısına oranlanması esas alınarak ve bir yıllık süre için oluşturulmaktadır. Yönetmelikte ayrıca, partisinden istifa eden bir komisyon üyesinin komisyon üyeliğinin sona ereceği ve boşalan üyeliğe, kalan süreyi tamamlamak üzere ilk meclis toplantısında aynı siyasi partiden yeni bir üyenin seçileceği açık biçimde düzenlenmiştir. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa eden belediye meclis üyeleri, mevcut komisyon görevlerini sürdüremez. Boşalacak komisyon üyeliklerinin, Cumhuriyet Halk Partisi grubunda görevine devam eden belediye meclis üyeleri arasından seçilecek isimlerle doldurulması hem hukukun hem de yönetmeliğin gereğidir. Bu nedenle komisyonlarda görev değişikliği konusunda herhangi bir takdir değil, uygulanması zorunlu olan açık bir hukuki düzenleme bulunmaktadır. Siyasi ahlak bunu gerektirir. Eğer bir siyasetçi artık temsil ettiği partinin ilkelerine inanmadığını düşünüyorsa, o parti sayesinde kazandığı makamı da aynı anda bırakmalıdır. Siyasi ahlak bunu gerektirir. Demokratik meşruiyet bunu gerektirir. Seçmene duyulan saygı bunu gerektirir. Yeni siyasi tercihine güvenen herkesin yapması gereken son derece açıktır. CHP'nin oylarıyla kazanılmış belediye meclis üyeliğinden istifa ederek, yeni partisinin kimliğiyle yeniden halkın karşısına çıkmak ve milletin takdirini istemektir. Aliağa halkına ve kamuoyuna çağrımızdır! Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa ederek belediye meclis üyeliğini sürdürmeye devam edecek her meclis üyesi, hukuken meclis üyeliğini koruyor olsa bile, siyasi ve vicdani sorumluluğunu Aliağa halkının vicdanında taşımaya devam edecektir. Bizim çağrımız açıktır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin oylarıyla kazanılmış belediye meclis üyeliği görevinden de istifa edin. Koltuklar kişisel mülk değildir. O makamlar, Cumhuriyet Halk Partisi örgütünün emeğinin ve Aliağa halkının iradesinin emanetidir. Demokratik siyaset ancak seçmenin iradesine gösterilen saygıyla güçlenir. Cumhuriyet Halk Partisi Aliağa İlçe Örgütü olarak, seçmenimizin iradesine, hukuka ve siyasi ahlaka sahip çıkmaya kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz."