CHP Aliağa İlçe Başkanı Barış Eroğlu, ilçe yönetimi, kadın ve gençlik kolları ile birlikte partiden istifa ettiklerini açıkladı. Eroğlu, siyasi mücadelelerini Özgür Özel’in kuracağı yeni siyasi hareket çatısı altında sürdüreceklerini ilan etti.
Gözden kaçırmayın
CHP Aliağa İlçe Başkan Yardımcısı Hakan Mayda, AK Parti’ye KatıldıCumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aliağa İlçe Teşkilatı’nda son günlerde yürütülen değerlendirme toplantıları ve kulis hareketliliği resmiyet kazandı. İlçe binasında düzenlenen ve geçmiş dönem ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri ile parti üyelerinin katıldığı geniş kapsamlı toplantıda CHP Aliağa İlçe Başkanı Barış Eroğlu, ilçe yönetimi ve kadın ile gençlik kolları organlarıyla birlikte CHP üyeliğinden ve görevlerinden istifa ettiklerini açıkladı.
Eroğlu, konuşmasında kararın istişareler ve ortak iradeyle alındığını vurgularken, geçmiş dönem ilçe başkanlarından bir isim haricinde katılanların yeni siyasi oluşuma destek kararı aldığını belirtti.

Balkon konuşmasında açıklamalarda bulunan Barış Eroğlu, çocuk yaşlardan bu yana parti mücadelesinin içinde yer aldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Değerli partililerim, Sayın İlçe Başkanlarım, hepiniz hoş geldiniz. Konuşmama başlamadan önce, bugüne gelmeden önce kısa olarak bir kendi siyasi yolculuğumdan size bahsetmek istiyorum. İlçe başkanlarımıza özellikle burada olmalarını istedim. Aslında ilçe başkanı olduktan sonra partimizi ilk genel seçimlerde şuradan bir balkon konuşması yapalım diye hazırlamıştık ama, nasip olmadı genel seçimleri görmek. Biz bugün bir balkon konuşmasıyla veda etmek istiyoruz. Evet, değerli partililerim, çocuk yaşta siyasetin içine girdik. Belediye meclis üyeliği, okul sorumluluğu, 2014 yılında belediye başkan adaylığı ve bugün bütün seçimlerde elimden geldiğince partimin yanındaydım. Sizden ricam bugün Cumhuriyet Halk Partililere yakışır bir şekilde bu toplantıyı bitirelim. Sonrasında da, sürprizim var, en sonunda söyleyeceğim. Hiç kimseyle ilgili olumsuz bir söz, kötü bir söz, bir slogan olmasın. Özellikle rica ediyorum. Bugün helalleşeceğiz arkadaşlar partimizle. Hiçbir görevim yokken dahi partimin hep yanındaydım. Bugün şehir dışında olması nedeniyle burada olamayan Özlem Şan Oğuzhan başkanımız da istifasını verdi. Özlem Şan Oğuzhan başkanımız, ilçe başkanı iken genel seçimlere gidiyoruz, Cumhurbaşkanı seçimine. Hiçbir görevim yoktu, sadece sıradan bir üyeydim. Başkanımız dedi ki, "sıkıştırıyorlar fakat destek de bulamıyoruz." Genel başkanımız, bugünkü genel başkanımız, Cumhurbaşkanı adayımız, "seçim ofisi tutmamız lazım" dedi. Ben hiç gözümü kırpmadım. Bir partiliye yakışır şekilde, bir Cumhuriyet Halk Partiliye yakışır şekilde seçim ofisini tuttum. 2023'te Kemal Bey'in Cumhurbaşkanı adayı olduğunda. Bugüne kadar yaptığım, bu yaptığım ve bugüne kadar yaptığım her şey partime anacığımın ak sütü gibi helal olsun. Bugün bir yol ayrımındayız. Evet, hiçbirimiz bunu yaşamak istemezdik. Fakat artık yeni bir yol açılması gerekiyor. Bizler de, burada gördüğünüz üzere, geçmiş dönemlerde ilçe başkanlığı yapan bir arkadaşımızın dışında hepimiz yeni partiye destek kararı aldık. Sağ olsunlar, partililerimiz, başkanlarımız bizi yalnız bırakmadı. Şimdi biliyorsunuz biz Aliağa ilçesi olarak belediye başkanlığı bizde değil. Dolayısıyla bu mutlak mutlak sürecinde ben partililer arasında bir travma olmaması adına süreci çok sakinlikle yönettim. En sonunda da basına bizim Zoom toplantımızda yaptığımız konuşma yanlış aksettirildi. Değerli arkadaşlar, hepiniz buradasınız, şahitsiniz. Ben Barış Eroğlu olarak Aliağa İlçe Örgütü adına hiçbir zaman kesin ve kati konuşmalar yapmadım sizlerin fikrini almadan önce. Önce meclis üyelerimizle, ilçe yönetimimizle, meclis üyelerimizle, üyelerimizle toplantılar yaptım, bir araya geldik ve nihayetinde biz bugün verdiğimiz kararı hep birlikte aldık. Öyle değil mi arkadaşlar? Hep birlikte aldık, değil mi? Dolayısıyla hep birlikte aldığımız kararı taçlandırmamız gerekiyor. Şimdi müsaadenizle basın açıklamasına geçmek istiyorum."
Eroğlu, yaptığı değerlendirme konuşmasının ardından ortak hazırlana açıklamasında:
"BASINA VE KAMUOYUNA
Önceki dönem ilçe başkanlarımız, değerli belediye meclis üyelerimiz, Kadın Kollarımızın ve Gençlik Kollarımızın değerli başkan ve yöneticileri, kıymetli partililerimiz, değerli yol arkadaşlarım, basınımızın güzide temsilcileri, hepiniz hoş geldiniz, onur verdiniz.
Bugün burada hayatımızın en zor ama vicdanımızın en rahat kararlarından birini sizlerle paylaşmak üzere bulunuyoruz.
Şunu en başta ifade etmek isterim ki; baba ocağımız, kuruluşun ve kurtuluşun partisi Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılma kararı vermek bizim için hiç de kolay olmadı.
Hiç kimse ömrünü verdiği bir çatının kapısından arkasına bakmadan çıkmak istemez.
Hiç kimse yıllarını, emeğini, umutlarını ve mücadelesini adadığı bir siyasi geleneği kolay kolay terk etmek istemez.
Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi bizim için yalnızca bir siyasi parti değildir.
Cumhuriyet Halk Partisi bizim aile tarihimizin, yaşamımızın ve mücadelemizin ayrılmaz bir parçasıdır.
12 Eylül darbesiyle partimiz kapatıldığında da bu sevda bitmedi.
1992 yılında Cumhuriyet Halk Partisi yeniden açılırken kurucuları arasında yer alan isimlerden birisi dayım İbrahim AYYILDIZ olmuş, İzmir il kongre delegelerinden birisi de rahmetli babam Kahraman EROĞLU olmuştu.
Bizim ailemiz Cumhuriyet Halk Partisi'ne ömrünü vermiş, yıllarını bu davaya adamış bir ailedir.
Ben de çocukluğumdan bugüne kadar bu kültürün, bu mücadelenin ve bu inancın içinde yetiştim.
İşte bu nedenle bugün burada bulunmak, bizim için kolay verilmiş bir karar değildir.
Bugün ayrıldığımız yer, bizim baba ocağımızdır.
Bugün vicdanımız bize susmamamızı, vatandaşın sesine kulak vermemizi ve yeni bir yol açmamızı söylüyor.
Çünkü ülkemiz ağır bir ekonomik, sosyal ve demokrasi krizinin içindedir.
Emekli geçinemiyor.
İşçi alın terinin karşılığını alamıyor.
Asgari ücretli ay sonunu getiremiyor.
Çiftçi ürettiğinden kazanamıyor.
Esnaf ayakta kalma mücadelesi veriyor.
Gençler geleceklerini başka ülkelerde arıyor.
Bizim asıl mücadelemiz işte bu durumlarladır.
Ne yazık ki Cumhuriyet Halk Partisi de tam bu dönemde kendi içine sürüklenmiştir.
Mutlak butlan kararıyla başlayan süreç, örgütlerin iradesini gölgeleyen yeni bir dönemin kapısını açmıştır.
Ardından görevden almalar yaşanmıştır.
İl başkanları görevden alınmıştır.
İlçe başkanları görevden alınmıştır.
Örgüt yöneticileri disipline sevk edilmiştir.
Yıllarca bu partiye emek vermiş insanlar ihraç tehdidiyle karşı karşıya bırakılmıştır.
Biz bu anlayışı kabul etmiyoruz.
Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi'nin gerçek sahibi genel merkezlerde oturanlar değildir.
Gerçek sahibi; üyeleridir.
Örgütleridir.
Sandık başında sabahlayan emekçileridir.
Kapı kapı dolaşan gönüllüleridir.
Meşruiyet makamdan doğmaz.
Meşruiyet üyeden doğar.
Meşruiyet örgütten doğar.
Meşruiyet halktan doğar.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin Türkiye'nin birinci partisi olmasında en büyük pay; örgütlerimizin fedakarlığı, milyonlarca yurttaşın değişim iradesi ve Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel'in halkla kurduğu güçlü bağdır.
Bizler, Sayın Özgür Özel'in bu mücadeleyi Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında sürdürebilmek için son ana kadar mücadele ettiğine inanıyoruz.
Birlik için mücadele etti.
Örgütün iradesi için mücadele etti.
Demokrasi için mücadele etti.
Halkın umudunu büyütmek için mücadele etti.
Ancak bütün bu çabalara rağmen gelinen noktada, bu mücadelenin Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında devam etmesinin artık mümkün olmadığına inanıyoruz.
İşte bu nedenle...
Cumhuriyet Halk Partisi Aliağa İlçe Örgütü olarak; ilçe yönetim kurulumuz, kadın kollarımız, gençlik kollarımız ve bizlerle aynı inancı paylaşan yol arkadaşlarımızla birlikte Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimizden ve üstlenmiş olduğumuz tüm parti görevlerinden istifa ediyoruz.
Ama bu bir veda değildir.
Bu bir geriye çekilme değildir.
Bu bir teslim oluş hiç değildir.
Tam tersine...
Bu, yeniden ayağa kalkmanın ilk adımıdır.
Biz Cumhuriyet'ten vazgeçmiyoruz.
Biz Atatürk'ten vazgeçmiyoruz.
Biz demokrasiden vazgeçmiyoruz.
Biz adaletten vazgeçmiyoruz.
Biz halktan vazgeçmiyoruz.
Bugün yeni bir yürüyüş başlatıyoruz.
Türkiye'nin umudu olacak yeni siyasi hareketin içinde yine milletimizle omuz omuza yürüyoruz.
Yoksulun sesi olacağız.
İşçinin güvencesi olacağız.
Emeklinin umudu olacağız.
Çiftçinin alın terinin savunucusu olacağız.
Esnafın yanında olacağız.
Gençlerin hayallerini bu topraklarda yeniden yeşerteceğiz.
Kadınların eşitlik mücadelesinde omuz omuza olacağız.
Çünkü siyaset; koltukları koruma mücadelesi değil, milletin geleceğini kurma mücadelesidir.
Buradan Aliağa'dan bütün Türkiye'ye sesleniyoruz.
Cumhuriyet'e inanan herkesi...
Demokrasiye inanan herkesi...
Adalete inanan herkesi...
Türkiye'nin yeniden ayağa kalkacağına inanan herkesi...
Bu büyük yürüyüşe davet ediyoruz.
Bugün bir sonu değil, yeni bir başlangıcı ilan ediyoruz.
Bugün CHP'den ayrılıyoruz.
Yarın Türkiye'nin umudu olacak YENİ PARTİ ' de buluşuyoruz."
Konuşmasının sonuna gelmeden sürprizini de açıklayan Eroğlu, cebinden anahtar çıkartarak, bu anahtarın YENİ PARTİ'nin yeni ilçe binasının anahtarı olduğunu ve Tamer Karaman'ın bu konuda yaptığı destekten dolayı teşekkür etti ve partililerden alkış istedi.
Ardından konuşmasına devam eden Eroğlu;
"Çünkü biliyoruz ki;
Hiçbir baskı halkın iradesini teslim alamaz.
Hiçbir karar vicdanları susturamaz.
Hiçbir güç değişim isteyen milyonları durduramaz.
Haydi Aliağa!
Haydi Türkiye!
Yeni bir yol!
Yeni bir umut!
Yeni bir başlangıç!
YENİ PARTİ ve Sayın Özgür ÖZEL ile Türkiye'nin umudu olacağız!
YÜRÜYELİM ARKADAŞLAR!"
Eroğlu'nun yaptığı açıklamadan sonra toplu halde hatıra fotoğrafı çektirilerek, YENİ PARTİ" için oluşturulan ilçe binasına gidildi.













Yorumlar
Yorum Yap