CHP’li Aliağa Belediye Meclis Üyesi İbrahim Doğangül, Aliağa Belediye Meclisi Kentsel Dönüşüm Komisyonu üyeleri tarafından hazırlanan ve ilçenin deprem konusundaki durumunu gözler önüne seren raporu, Temmuz ayı Meclis toplantısında okudu.
Gözden kaçırmayın
CHP Aliağa İlçe Başkan Yardımcısı Hakan Mayda, AK Parti’ye KatıldıAliağa'nın aktif fay hatlarına yakınlığı nedeniyle ciddi bir deprem riski altında olduğunu vurgulayan Doğangül, mevcut yapı stoğunun belirsizliğine dikkat çekerek acil önlem çağrısında bulundu ve "Deprem depremden sonra konuşulmayacak kadar önemli bir konudur" dedi.
Aliağa Belediye Meclisi Temmuz ayı olağan toplantısında, ilçenin önemli konularından biri olan deprem gerçeği masaya yatırıldı. CHP'li Aliağa Belediye Meclis Üyesi İbrahim Doğangül, Kentsel Dönüşüm Komisyonu üyelerinin hazırladığı ve Aliağa'nın deprem risk analizi ile durumunu anlatan komisyon metnini Temmuz ayı Meclis toplantısının dilek ve temenniler bölümünde söz alıp okuyarak, şu ifadeleri kullandı:
"Sayın Başkan, değerli meclis üyeleri, bürokratlarımız, bizleri izleyen saygıdeğer konuklar ve basın mensupları. Bugün burada ilçemiz Aliağa'nın deprem gerçeği ile yüzleşme zorunluluğuna dikkat çekmek istiyoruz. Hepimizin bildiği gibi Aliağa aktif fay hatlarına yakın konumu nedeniyle birinci ve ikinci derece deprem riski taşıyan bir bölgede yer almaktadır. Bilim insanlarının yıllardır yaptığı uyarılar, yaşadığımız coğrafyada büyük bir depremin her an meydana gelebileceğini açıkça ortaya koymaktadır. Ancak bu gerçeğe rağmen ilçemizdeki yapı stoğunun ne kadarının depreme dayanıklı olduğunu hala tam anlamıyla bilmiyoruz. Bu belirsizlik hepimiz için ciddi bir sorumluluk alanıdır. Bu noktada önerilerimiz şunlardır: İlçemizdeki mevcut yapıların kapsamlı deprem riski analizlerinin yapılması, depreme dayanıksız olduğu tespit edilen yapıların dönüşüm sürecinin planlı bir şekilde yürütülmesi, afet toplanma alanlarının yeniden değerlendirilerek altyapılarının eksiksiz hale getirilmesi, özellikle yeni yapılaşmalarda zemin etütlerinin bilimsel esaslara uygun ve titizlikle yapılmasının sağlanmasıdır. Değerli meclis üyeleri, Sayın Başkan; deprem bir doğa olayıdır. Ne zaman olacağını tam olarak bilemeyiz ancak olacağını biliriz. Ve her meydana geldiğinde yalnızca binalar değil; ihmaller, geciken kararlar ve ertelenen sorumluluklar da yerle bir olur. Deprem, depremden sonra konuşulmayacak kadar önemli bir konudur. Bu söz yalnızca bir uyarı değil, toplum olarak hafızamıza kazımamız gereken bir gerçektir. Bugün bilim insanları 'uyuyan dev uyandı' diyerek bölgemizi ilgilendiren önemli uyarılarda bulunmaktadır. Özellikle Güzelhisar fay hattı üzerinde meydana gelebilecek olası bir kırılmanın Aliağa ve çevresinde yerel ölçekte ciddi hasarlara yol açabileceği ifade edilmektedir. Bizler felaket senaryoları üretmek için değil, felaketleri en az zararla atlatabilmek için konuşuyoruz. Çünkü depremden sonra konuşmak sadece bir ağıt yakmaktır. Asıl cesaret deprem henüz olmamışken riskleri konuşabilmek, plan yapabilmek, önlem alabilmek, öğrenmek ve öğretmektir. Unutmayalım ki depremi engelleyemeyiz ancak depremin afete dönüşmesini engelleyebiliriz. Bunun yolu da bilimden, planlamadan ve kararlı adımlar atmaktan geçmektedir. Sözlerimi tek bir soruyla tamamlamak istiyorum: Deprem olacak, peki biz hazır olacak mıyız?
Hepinizi saygıyla selamlıyorum."

Riskli Bölge Düzenlememizi Büyükşehir Dava Edip İptal Ettirdi
CHP'li İbrahim Doğangül'ün konuşmasının ardından konuşan Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, belediye birimlerinin bu konuda yoğun bir çalışma yürüttüğünü belirterek şu açıklamaları yaptı:
"Evet, tabii bu konuda birimlerimizin yoğun bir çalışması var. Afad Müdürlüğümüzde kuruldu. Aynı zamanda geçmiş bilgisini biliyorsunuz; meclisimizde riskli bölge ve riskli binalarla ilgili arkadaşlarımız zaten, Plan Proje Müdürlüğümüz bünyesinde bütün haritalar çıkarıldı. Toplanma yerleri ile ilgili sürekli güncellemeler yapılıyor. Zaten AFAD Müdürlüğü temasımızla koordineli olarak, onlarla ilgili ilanlar da yapılıyor. O konudaki hazırlıkları da yapıyoruz. Tabii ki bir deprem bölgesiyiz; baktığında ülke genelimizde, Ege Bölgemizde de önemli deprem fay hatlarına sahibiz. Bölgemizde de bir Güzelhisar fay hattı var. Tabii ki bu tedbirleri almamız gerekiyor.
Derken orada küçük bir sitemimi yapayım. Yani biliyorsunuz bir riskli bölge ilan ettirdik biz Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle. Ve neticede bu riskli bölge ile birlikte merkezde dönüşümü gerçekleştirmek üzere, dönüşümün de mantığına uygun şekilde adımlar attık. Çünkü dönüşüm yapmak sadece ihlal etmekle değil, işin ekonomik tarafı da var. Ekonomik yönden de vatandaşımızı mağdur etmeyecek şekilde merkezde bir riskli bölge ilan ettirdik. Riskli bölge, riskli binadan daha avantajlıdır. Riskli binada 60 günlük yıkım süresi derhal, tapuya şerh edilmesiyle başlar ve süreçte orada oturan bazı sakinler mağduriyetler yaşar. Kaldı ki riskli binada plan yapma şansınız yoktur; mevcut imar mevzuatına göre yapabileceğiniz yapıyı yapabilirsiniz. Ama riskli bölge farklı bir şeydir. Riskli bölgede süre hemen başlamaz. Riskli bölgede bazı düzenlemeler, yoğunluk noktasında düzenlemeler yapabilirsiniz ki biz bu düzenlemeleri de yapıp mağduriyeti minimize etmiştik. Böyle bir alanı belirleyip çok da geniş tutmadık; İstiklal Caddesi, Merkez Camii'nin etrafı ve keza karşı tarafta bizim Çakıroğlu Parkı'nın karşısını kapsayacak şekilde bir riskli bölge alanımızla başlamıştık.
Lakin daha sonra Büyükşehir Belediyemiz dava açıp iptal ettirdi ve neticesinde o olmadı, gerçekleşmedi. Oysa ki işin içinde daha önce de konuştuğumuz otopark uygulaması da vardı; meydanın altı, Çakıroğlu Parkı'nın altı o bölgede yapılacaktı. Tabii bu noktada burada kurumların koordineli çalışması gerekiyor. Bu sadece X kurumun sorumluluğunda diye sorumluluğu üzerimizden atamayız. Vatandaşımızın yanında olmamız gerekiyor. Elbette vatandaşımız orada canıyla cebi arasında gidip geliyor. Riskli binalarda da geri dönüşüm kolay değil, pek çok engeller oluyor. Burada kolaylaştırıcı yöntemleri bulmak lazım. Oradaki sitemimi tekrar ediyorum; hakikaten Aliağa için önemli bir projeydi o. Bununla ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkartıldığı halde iptal ettirilmesi doğru değildi, lakin yaşadık. İnşallah bundan sonraki süreçte birlikte bir çözüm üretebiliriz. Dediğimiz gibi, Aliağa'mızda en azından bizler bu noktada koordineli olabilirsek daha başarılı sonuçlar alabiliriz diye düşünüyorum."













Yorumlar
Yorum Yap