Aliağa Organize Sanayi Bölgesi (ALOSBİ), protokoller kapsamında inşa ettiği atölye binasını, arazi tapuda Milli Eğitim Bakanlığı’na tahsisli olmasına rağmen öğrencilere açmıyor. Kendi yaptığı binada "işgalci" konumuna düşen yönetim, eğitim hakkını gasp ediyor!

Gözden kaçırmayın

Başkan Serkan Acar’dan ALTO’ya İade-i ZiyaretBaşkan Serkan Acar’dan ALTO’ya İade-i Ziyaret

İzmir sanayisinin lokomotifi olma iddiasındaki ALOSBİ, büyük bir hukuk ve eğitim skandalıyla çalkalanıyor. TOBB ALOSBİ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kampüsü dahilinde, bizzat ALOSBİ yönetimi tarafından protokoller çerçevesinde inşa edilen atölye binası, tamamlandığı günden beri MEB’e teslim edilmiyor.

​Protokol Sözde, Tapu Özde Kaldı!

​Olayın hukuki zemini oldukça net: Okul, yurt ve atölye binasının bulunduğu 23 bin metrekarelik alan, tapu kayıtlarında tamamen Milli Eğitim Bakanlığı’na tahsis edilmiş durumda. ALOSBİ, imzalanan protokoller gereği bu binaları eğitim hizmetine sunmak üzere inşa etti. Ancak binalar yükseldikten sonra Alosbi yönetimi, "ben yaptım, ben kullanırım" mantığıyla hareket ederek, MEB’e tahsisli arazideki TOBB ALOSBİ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Atölyesini "İzmir Model Fabrikası" adıyla kendi kullanmak istedi ve kendi ticari/sanayi projelerine ayırdı.

​Hem Yapıcı Hem Engelleyici: Bu Bir Hukuk Paradoksudur!

​Binayı ALOSBİ’nin inşa etmiş olması, onlara hukuki bir üstünlük değil, aksine "teslim yükümlülüğü" yüklemektedir. Milli Eğitim Bakanlığı'na tahsis edilen araziye, eğitim tesisi yapmak üzere protokol imzalayan bir kurumun, bina bittikten sonra burayı öğrencilerden kaçırması "sözleşmeye aykırılık" ve "kamu malını usulsüz kullanma" suçunu doğurmaktadır. Öğrenciler ve aileleri şu soruyu soruyor: Bir kurum, hem okul yapıp hem de o okulun kalbi olan atölyeyi hangi yetkiyle "vermekten vazgeçtim, burayı "İzmir Model Fabrikası" olarak kullanacağız" diyebilir.

​İl Milli Eğitim Müdürlüğü Neden Sessiz?

​Skandalın idari boyutu ise daha vahim. Binanın teslim edilmediği, arazinin MEB’e ait olduğu ve

protokollerin çiğnendiği; İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi tarafından biliniyor. Ancak ALOSBİ yönetiminin bu açık "protokol gasbına" karşı İl Milli Eğitim Müdürlüğü düzeyinde neden sert bir yaptırım uygulanmadığı merak konusu. Hukukçulara göre, Milli Eğitim Bakanlığı'na tahsis edilmiş arazide, protokoller çerçevesinde okul, öğrenci yurdu yapılıp teslim edildikten sonra yine öğrencilerin eğitimi için yapıldığı duyurulan atölye binasını teslim etmeyen Alosbi yönetimi hakkında, neden müfettiş görevlendirilmiyor ve gerekli hukuki girişimlerde neden bulunulmuyor. Milli Eğitim Bakanlığı'na ait binayı geri almak için gerekli hukuki girişimde bulunmayan yetkililer de "görevi ihmal" riskiyle karşı karşıya.

​Mükemmeliyet Değil, Mağduriyet Merkezi

​ASELSAN ve TUSAŞ gibi savunma sanayii devleriyle iş birliği içinde olan ELMAS projesi öğrencileri, ALOSBİ’nin kendi elleriyle yaptığı ama kapılarını kilitlediği atölyelerin önünde eğitim bekliyor. "Model Fabrika" makyajı altında sanayicilere pazarlanan bina, aslında teknik lise öğrencilerinin uygulamalı eğitim hakkıdır. ALOSBİ yönetimi, kendi yaptığı binada adeta bir "kiracı" bile değil, "teslimat borçlusu" iken, binayı öğrencilerin elinden alarak geleceğin nitelikli iş gücüne de darbe vuruyor.

​Son Uyarı: Hukuk Gereğini Yapacak mı?

​Tapuda bakanlığa tahsisli arazide, eğitim protokolüyle yapılan binanın sanayi tesisine dönüştürülmesi açık bir suçtur. Şimdi kamuoyu şu cevabı bekliyor:

​- Kendi imzaladığı protokolü çiğneyen ALOSBİ’ye dur denilecek mi?

​- Devletin tapulu malına sahip çıkmayan yerel eğitim idarecileri hakkında işlem yapılacak mı?

-​ Öğrenciler, "kendi okullarının" atölyesine ne zaman girebilecek?