İzmir’de eğitim emekçileri, okullarda artan şiddete karşı ikinci gün de alanlardaydı. KESK’e bağlı sendikalar, yaşananların “münferit değil, politikaların sonucu” olduğunu vurgulayarak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya çağırdı.
Gözden kaçırmayın
Başkan Serkan Acar’dan ALTO’ya İade-i Ziyaretİzmir’de okullarda artan şiddet olaylarına karşı başlatılan iş bırakma eylemi ikinci gününde de sürdü. KESK’e bağlı sendikalar ve eğitim emekçileri, siyasi partiler ve yurttaşlar Konak YKM önünde bir araya gelerek İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürüdü. Eğitimciler, yaşananların tesadüf olmadığını, yıllardır sürdürülen politikaların sonucu olduğunu vurguladı.
“Yaşananlar münferit değil”
Eylemde basın açıklamasını Eğitim Sen İzmir Şubeleri ve KESK Şubeler Platformu adına Dönem Sözcüsü Hamdi Çalık okudu. Eğitimciler, okullarda yaşanan şiddetin bireysel değil, sistemsel olduğunu vurguladı.
“Okullarımızda, art arda yaşanan saldırılarda öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin hayatlarını kaybetmeleri ve pek çoğunun da yaralanması nedeniyle 15 Nisan tarihinden bu yana iş bırakarak alanlara çıkıyoruz. Günlerdir eğitimde yaşanan sorunları, sorunların kaynaklarını konuşuyoruz, çözüm önerilerimizi dile getiriyoruz. Eğitim emekçilerinin, öğrencilerin, velilerin taleplerine vurgu yapıyoruz.
Diyoruz ki;
Yaşadığımız olaylar münferit değildir. Yıllardır sürdürülen yanlış politikaların sonucudur. Sebepler ortadan kalkmadıkça, sonuç değişmez!
Yokluk, yoksulluk, eşitsizlik, adaletsizlik ortadan kalkmadıkça, umutsuzluğu, güvencesizliği ortadan kaldırmadıkça sorunlar çözülemez!
Siyasi kayırmacılık, yandaş kayırmacılığı ve liyakatsizlik devam ettiği sürece sorunlar çözülemez!
Çocukların okullara aç susuz geldiği gerçeği ortada dururken, kendi çevrenizin, ailenizin, yakınlarınızın, çocuklarınızın lüks içinde sürdürdüğünüz hayatı gizlemek için halkın dinsel inançlarını istismar etme yoluna gidilerek sorunlar çözülemez!
Sokaklarda, üniversitelerde öğrencilere saldıran çetelerin işlediği suçları, ucu sizlere dokunmadığı için görmezden gelerek sorunları çözemezsiniz!
Bu sabah, aylardır haklarını almak için mücadele eden Temel Conta işçilerinin ‘’ ve sükûneti bozma’’gerekçesiyle gözaltına alındıklarını öğrenmiş bulunuyoruz. Hakkını arayanlardan huzuru bozulanlara sesleniyoruz! Öğrencilere palalarla saldıranlardan huzurunuz neden bozulmuyor?
Bu gün 17 Nisan. Köy enstitülerinin kuruluşunun 86. Yıldönümüdür. Ne yazık ki Köy Enstitüleri, köylerimizdeki uyanıştan, aydınlanmadan korkan karanlık güçler tarafından 1946 yılından başlayarak kapatıldı. Köy Çocukları, Fakir Baykurtları, Talip Apaydınları çıkaran köy Enstitülerinin yerine , 12 Eylül Askeri Darbesiyle önleri tamamen açılan tarikat ve cemaatlerin etki alanına bırakıldı. Geldik bu günlere...”
“Artık yeter! Kararlıyız!”
Eğitimciler, açıklamanın devamında Milli Eğitim Bakanlığı’nı ve uygulanan politikaları hedef alarak, eşitsizlik ve güvencesizliğin derinleştiğine dikkat çekti.
“Ve laik bilimsel eğitimi ortadan kaldırmakla kendini görevli sayan, tarikat ve cemaatlerin okullarda yuvalanmasının savunuculuğunu yapan, okullar arasında, öğrenciler arasında, öğretmenler arasında eşitsizliği derinleştiren, kutuplaşma yaratan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yarattığı sorunları İç işleri Bakanlığına, Polislere havale ederek de sorunlar çözülemeyecektir.
Görülüyor ki,
Okullarımızda yaşanan şiddet can almaya devam ederken, başta Milli Eğitim Bakanı olmak üzere sorumluluğu olan hiç kimsenin, istifa ederek sorunların çözümü için yolu açmak gibi bir niyetleri bulunmamaktadır.
Okullarda öğrencilerin bir öğün yemek temiz su ihtiyaçlarının karşılanması için dile getirilen talepler duymazlıktan gelinmektedir.
MESEM’lerde yaşanan çocuk köleliği ve çocuk cinayetlerine son vermek için adım atmak yerine çocuk işçiliği ortaokullara kadar yaygınlaştırılmaktadır.










Yorumlar
Yorum Yap