Gediz Nehri’nin son bir ayda ikinci kez taşmasıyla Manisa’da binlerce hektarlık üzüm bağı sular altında kaldı. Kuru üzüm ihracatında dünya lideri olan kentte üretici tedirgin olurken, uzmanlar suların çekilmediği ağır topraklarda "kök çürümesi" ve uyanma dönemindeki bağlarda "mildiyö" hastalığı tehlikesine karşı acil uyarıda bulundu.

Gözden kaçırmayın

Başkan Serkan Acar’dan ALTO’ya İade-i ZiyaretBaşkan Serkan Acar’dan ALTO’ya İade-i Ziyaret

Kütahya'dan doğup Ege Denizi'ne dökülen 401 kilometrelik Gediz Nehri, Şubat ayından bu yana süregelen yoğun sağanakların etkisiyle yatağından çıktı. Salihli, Turgutlu ve Şehzadeler ilçelerinde su seviyesinin hızla yükselmesiyle sadece tarım arazileri değil, bağ evleri de sular altında kaldı. Suların tam çekilmeye başladığı sırada hafta sonu etkili olan ikinci dalga yağışlar, toprağın zaten suya doymuş olması nedeniyle taşkının etkisini katladı.

Türkiye’nin çekirdeksiz kuru üzüm ihracatının yaklaşık yüzde 90'ını karşılayan Manisa, ülke ekonomisine yıllık yarım milyar dolardan fazla döviz girdisi sağlıyor. Bağcılık Araştırma Enstitüsü'nden Ziraat Yüksek Mühendisi Mustafa Sacit İnan, bu stratejik öneme dikkat çekerek mevcut tabloyu sulama, gübreleme ve zirai mücadele yönünden değerlendirdi: "Geçen yılki kuraklığın tam tersi bir tabloyla karşı karşıyayız. Toprak tamamen suya doydu ve bu durum ciddi riskleri beraberinde getiriyor."

Özellikle su tutma kapasitesi yüksek olan ağır topraklarda riskin çok daha büyük olduğunu vurgulayan İnan, üreticileri bekleyen tehlikeleri şöyle sıraladı:

  • Kök Çürümesi: Su altında kalan köklerin hava alamaması sonucu çürüme riski artıyor.

  • Mildiyö Salgını: Bağların uyanma döneminde olması nedeniyle ilaçlama yapılamaması, geçmiş yıllarda yaşanan büyük mantar hastalıklarını (mildiyö) tetikleyebilir.

  • Gübre Kaybı: Kışın atılan taban gübreleri aşırı yağışla çözünüp bitki alamadan yok olmuş olabilir; sular çekilince toprak tahliliyle azot takviyesi gerekebilir.

Nisan ve Mayıs ayları belirleyici olacak

Rekolte kaybı yaşanmaması için zirai mücadelenin aksatılmaması gerektiğini belirten Mustafa Sacit İnan, "Sular çekilir çekilmez vakit kaybetmeden ilaçlamaya başlanmalı. Nisan ve Mayıs aylarındaki yağış rejimi sürecin gidişatını belirleyecek. Eğer hastalık ve iklim riskleri dikkatle takip edilirse, şu an için rekoltede net bir olumsuzluktan bahsetmek için erken" dedi. Uzmanlar, şu an için toprağın doymuş olması nedeniyle herhangi bir sulama yapılmaması gerektiğinin de altını çizdi.