Türkiye’nin en büyük doğrudan dış yatırımcısı SOCAR Türkiye’den, sanayi sektöründe deprem etkisi yaratacak açıklamalar geldi. CEO Elchin Ibadov, küresel petrokimya krizini gerekçe göstererek grubun odağını Petkim’den rafineri operasyonlarına kaydırdığını itiraf etti. Bu hamle, Türkiye’nin plastik hammadde üretiminde "yerlileşme" hedeflerinden sapılarak tamamen dışa bağımlı hale gelmesi riskini doğuruyor.

Gözden kaçırmayın

ALTO’da Emlak Danışmanlığı Mesleki Yeterlilik Sınavları Devam EdiyorALTO’da Emlak Danışmanlığı Mesleki Yeterlilik Sınavları Devam Ediyor

Özelleştirme döneminde 15 fabrikada çarkları döndüren Petkim’in bugün üretimini 7 fabrikaya kadar düşürmesi ve çalışanlarına 'tazminat artı 8 maaş ikramiye' ile işten ayrılma teklif etmesi; ekonomi çevrelerinde 'Sanayi devi gözden çıkarılıyor mu' sorusunu gündeme getirerek, özelleştirilirken verilen yatırım sözlerinin unutulduğu fikriyle bereber, büyük bir aldatılmışlık hissi oluştuğu belirtiliyor.

"Tarihin En Kötü Dönemi": Petkim İkinci Plana Atıldı
Ekonomi Gazetesi’ne konuşan SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, 2025 yılının sektör bazında bir "dip noktası" olduğunu vurguladı. Ibadov, petrokimya sektörünün tarihinin en zorlu sınavını verdiğini belirterek, grubun bu baskıyı hafifletmek için Star Rafineri’nin kapasitesine sığındığını açıkladı. Ibadov, "13 milyon tonluk kapasitemizin tamamını rafineri operasyonlarında kullandık" diyerek, stratejik önceliğin artık üretim değil, rafineri ve ticaret olduğunu teyit etti.

Yerli Üretimde Dramatik Çöküş: Pazar Payı %7’ye Geriledi
Bir dönem Türkiye iç pazarının ihtiyacının %20’sini tek başına karşılayan Petkim, SOCAR yönetiminde kan kaybetmeye devam ediyor. Gelinen noktada pazar payı %7-10 bandına hapsolmuş durumda. 2008 yılındaki özelleştirmeden bu yana bünyesindeki 15 fabrikadan 7’si kapatılan dev tesis, 2024 yılını 7 milyar TL’ye yakın zararla kapatarak alarm verdi.

Bu durum, sanayiciyi de isyan noktasına getirdi. Yerli plastik üreticileri, "Burnumuzun dibindeki tesisten hammadde alamıyoruz, gemilerle Amerika’dan mal getiriyoruz" diyerek, Türkiye’nin en stratejik tesisinin atıl bırakılmasına tepki gösteriyor.

7 Milyar Dolarlık Yatırım "Yılan Hikayesi"
Kamuoyunda "Yeni Petkim" olarak bilinen ve cari açığı yıllık 5,5 milyar dolar azaltması beklenen 7 milyar dolarlık yeni petrokimya tesisi yatırımı ise adeta rafa kalktı. Daha önce 2022-2023 yılları için hedeflenen nihai yatırım kararı (FID), Ibadov’un açıklamalarına göre 2026 sonuna ötelendi. Tesisin devreye alınması için işaret edilen 2030 tarihi ise sektörde "belirsiz bir gelecek" olarak yorumlanıyor.

Sanayide "Varlık İçinde Yokluk" Dönemi
SOCAR, rafineri tarafındaki kârlılıkla finansal tablolarını makyajlasa da, Türkiye’nin tek entegre petrokimya tesisi olan Petkim’in üretimden kademeli olarak çekilmesi, sanayide "varlık içinde yokluk" dönemini başlattı. Sektör paydaşları, Petkim’in bir üretim devi olmaktan çıkıp sadece bir "gayrimenkul ve liman" şirketine dönüşmesinden endişe ediyor.

Uzmanlar uyarıyor: SOCAR’ın kısa vadeli kârlılık uğruna rafineri ve ticarete odaklanması, Türkiye’nin plastik hammadde ihtiyacını tamamen ithalata mahkum edecek. Menemen Plastik İhtisas OSB Başkanı Salih Esen’in "Yatırım şartıyla satılan bu kuruluşta aldatıldık" çıkışı, özelleştirme sonrası verilen taahhütlerin de sorgulanmasına neden oldu.