19 Ekim 2018 , Cuma

MESUT SELEK

4 Eylül 2018




*** OBJEKTİF BAKIŞ ***

“Aliaga’daTiyatro Günleri Biterken Gözlemlerim…”
….
Gerek, Gazi Üniversitesindeki uzun soluklu öğretim görevlisi olarak çalıştığım dönemde, gerek görev yaptığım tüm milli eğitim okullarında ve TED Kolejindeki hocalığı mın yanısıra, sayısını bugün hatırlamadığım kadar, eğitici tiyatro oyunları yazdım ve zevkle yönettim…

Aliağa Tüpraş Halk Eğitim Merkezi’nin tiyatro salonu, benim yazıp yönettiğim, Milli Direniş isimli oyunumla, ilk kez  perdelerini açmıştı…
‘Tiyatro, yaşamın bir aynasıdır; insana hayatı sorgulayarak öğreten bir sanat dalıdır.’ diyerek yetiştirdiğim onbinlerce öğrencinin bu sanat dalından gıdasını almasında, biraz tuzum, biberim oldu. Bu nedenle nerede bir tiyatro görsem koşup izlerim…
Tüm eğitim yaşantımın, ülkemizin çok önemli bir sanat ve tiyatro  merkezi olan Ankara’da geçmiş olması da benim, tiyatro kültürümün artmasında çok önemli katkı sağladı..
Böylece kaliteli ve kalitesiz tiyatro sunumlarını analiz etme yetimi de geliştirmiş oldum…
….
Tereciye tere satılmaz…
“Eleştiri yapacak konuda” bilgi sahibi olmayan kişilerin de eleştiri yapma hakkı yoktur…Yoksa  kişi , hem kel ; hem fodul olur… 😁
Sanatta ticari kaygı olmamalıdır…Özveri ve emek ön plandadir .. Fakat özel tiyatroların ayakta kalabilmeleri için de finansa ihtiyacı vardır…
….
Meşhur : ” İki Kalas Bir Heves ” sözü, Haldun Taner’in yazdığı, “Sersem Kocanın Kurnaz Karısı” oyununda yer alan ve tiyatro aşkını özetleyen bir  cümledir. Tiyatronun ve benzer faaliyetlerin para ve şöhret için değil de salt sanat için ve amatör ruhla yapılması anlamına kullanılmıştır.

Günümüzde herşeyde ticari kazanç ön plana çıktığından , sanat sanat olmaktan çıkmış; şöhretli sanatçıların önemli bir kazanç kapısı olmuştur…
Uyduruk bir senaryo sahnelenirken, Kalitesiz seyirci mesaja  değil; afişte : “ÜNLÜ SANATCİ VAR MI YOK MU ?” Ona bakarak bilet alıp salona gidiyor.
..
Kentimizde oynanan, “Kadın Aklı , Erkek Aklı ” isimli oyunda  (tiyatro oyunculuğu tartışılan) Saba Tümer oynadığı  icin salona hücum eden vatandaşlar, açık hava tiyatrosu kapasitenin üç katı seyirciyle de  doldurulunca ortalık panayır yerine döndü…😂
Çoluk çocuk… cümbür ~cemaat gürültünün yanı sıray oyunun kalitesizliği de kalite arayan bilinçli seyirciyi bezdirdi…
….

 

…,”Ölü’n bizi Ayırma Kadar ” oyunu  da  Hakan Yılmaz ve Ebru Cündübeyoğlu nun müthiş oyunculuguyla , mesajlarıyla, harika bur kahkaha tufanı a dönüştü ..😁

Tebrikler…10 Puan…
Asev oyuncularının sahnelediği, kimin yazdigi belli olmayan , HIDIRELLEZ ZAMANI isimli oyun
Alışılmış Tiyatro tekniği ve  üslûbuyla uyuşmayan bir kargasayla başladı…Daha doğrusu, sahnede gezinen ve ne dedikleri anlaşılmayan bir garip oyuncunun boş gezinmeleriyle oyun başladı mı  başlamadı mi anlaşılamadı…Oyun başladıktan yarım saat sonra, stadyuma seyirci doldurulması gibi   salona arka kapıdan  yine çoluk çocuk hurrraa !!. doldurunca , bir de oyunun kötü gidişatı eklenince 1.perde bitene  kadar resmen işkence çektik…
…İşin en utandıran tarafı ise, oyunun Devlet Tiyatrolarında oynanan, FİRUZE ENGİN’e ait  HIDIRELLEZ oyununun, İZİNSİZ ADI DEĞİŞTİRİLEREK
(Aşırılarak )VE YAZARİ AFİŞTE YAZILMAYARAK kötü bicimde kopyalanması, benim salonu terketmeme  yetti!..
Telif Yasası çöpte!..
….
İyi …kötü ..çirkin filmi aklıma geliverdi…☺
….
Daha çok yazacak şey var ya…neyse kurbağa misali “ağzımı açınca su kaçıyor… ” 😁
….
Yeni ve kaliteli oyunlar sizlerle olsun…
İyi seyirler !..🌷☺